PLAZMA YÖNTEMİYLE BADEMCİK AMELİYATI TEDAVİSİ ANKARA

Plazma Yöntemiyle Bademcik ve Geniz Eti Ameliyatı hakkında kapsamlı içerikler ve ayrıntılı bilgiler için tıklayınız >>>

Çocukluk çağında dünyada olduğu gibi ülkemizde de  en sık görülen rahatsızlıklar; sık tekrarlayan bademcik iltihapları, bunlara bağlı yada bağımsız bademcik büyümeleri, büyük geniz eti ve orta kulakta sıvı toplanması olarak sıralanır. Bu sorunlar bazı çocuklarda sadece bademcik veya geniz eti büyümesi olarak, bazı çocuklarda ise ikisi birlikte görülebilir.Bazen  bunlardan bağımsız ya da bunlarla birlikte kulakta sıvı toplanması da görülebilir.

Bu durumdaki çocuklar özellikle gece iyi nefes alamaz, ağız açık uyur, horlar ve hatta geniz eti ve/veya bademcik büyümesi ileri derecedeyse uykuda nefes kesilmesi bile görülebilir. Gece iyi ve yeteri kadar nefes alamayan çocuk büyüme hormonunun en fazla salgılandığı dönem olan derin uykuya geçemediği için zaman içinde büyüme ve gelişmede duraklama ortaya çıkar ve sorunun çözülmemesi durumunda,  bir süre sonra yaşıtlarından geri kalmaya başlar. Beyin nöronlarının geliştiği dönem de yine derin uyku dönemidir.  Vücudun ihtiyacı olan oksijeni alamayan bu çocuklarda ertesi gün konsantrasyon bozukluğu ve huzursuzluk gözlenir. Yemek yerken veya en küçük bir aktivitede nefes nefese kalabilirler. İştah azalması, zor yemek yeme veya yemek yemede güçlük çıkarma ebeveynleri de üzer. Hatta bu durum uzun sürerse, yüz yapısında bozulma ve çene yapılarında öne doğru genişleme olur ve buna bağlı diş bozuklukları ortaya çıkar. Bu problemler özellikle okul dönemlerinde çocukların belirli sürelerle derslerinden de uzak kalmalarına  dolayısıyla okul başarılarında azalmaya da  neden olabilmektedir.

Önceki yıllarda büyük  bademcikler çocuğun sık sık bademcik ilthabı geçirip geçirmediğine bakılmaksızın tamamen alınmaktaydı. Ancak artık gelişen teknoloji ile ileri tedavi teknikleri uygulanarak bademciğin tamamının alınmasına gerek olmamaktadır. Plazma teknolojisi ile yapılan bu işlemde bademcikler tamamen alınmaz, solunum ve yutma sorunlarına neden olan fazlalık kısımları alınır, bademciklerin ortalama 1/5 lik kısmı yerinde bırakılır. Kalan bademcik dokusu ameliyat sahasını kaplayarak  ameliyat sonrası ağrının daha az olmasını ve daha çabuk iyileşmeyi sağlar. Büyük damar girişlerinden ve sinir uçlarından da uzak kalındığı için kanama riski ve ağrı bademciğin alınması operasyonuna göre çok daha  az olmaktadır. Ayrıca yerinde bırakılan bademcik dokusu bir süre sonra normal bademcik boyutuna ulaşıp işlev görmeye ve bademciğin boğazı koruma fonksiyonlarını yerine getirmeye başlar. Bademciğin tekrar eski boyutlarına kadar büyümesi çok nadirdir. Aynı yöntemle geniz eti de tam görüş açısı altında tamamen alınabilmektedir. Yapılan çalışmalar bu yöntemle alınan geniz etinin yeniden büyüme olasılığının da düşük olduğunu ortaya koymuştur.
Çevre dokulara zarar vermeden uygulanan bu yöntemde  işlem çok daha kısa sürmektedir. Böylelikle daha az anestezi alan çocuklar yemek yemeye erken dönemde başlamakta, kısa sürede okul ve sosyal hayatlarına dönebilmektedir. Vücudumuzun savunma sisteminde önemli bir yeri  olan bademcikler ve geniz eti eğer büyüklük açısından sorun oluşturacak duruma gelmişse mümkün olan en az ağrı ile ve hemen hemen  kanamasız şekilde  plazma (bir anlamda radyofrekans) yöntemi ile artık çok daha kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Plazma yöntemi (Koblasyon) nasıl çalışır?

Plazma yöntemi, dokuları normal olarak kullanılan koter ‘den  daha düşük bir sıcaklıkta koagüle eden bir radyofrekans çubuğu (prob)  ile uygulanır. Prob ucunda bulunan radyofrekans enerjisi aynı ortamda bulunan serumla birleşerek bir enerji ortaya çıkarır ve biz bu enerjinin buharlaştırıcı  gücünden yararlanırız. Bu prob  iki şekilde kullanılabilir:

  • Ekstrakapsüler: Burada bademcik dış kapsülle (bademcik etrafını saran doku ) birlikte çıkarılır, böylece tek seferde bademcik tamamen çıkarılır.
  • İntrakapsüler: Burada bademcik dış yüzeyinden kapsüle kadar (ancak kapsül dahil değil) buharlaşır. Sonuç olarak, postoperatif ağrı intrakapsüler koblasyon ile genellikle daha azdır  ve bu  teknikle  geride bir miktar bademcik dokusu bırakılır. Bu kalan bademcik dokusuda iyileşme döneminde biraz daha büyüyerek vücut savunma sistemindeki görevine devam eder.